Minimal Ebeveynlik -2

27 Ekim

Yazının 1.bölümünü buradan okuyabilirsiniz

Ne yaparsam yapayım olmuyor, kendime yetiremediğim zamanı yaratmak için gece yarılarına kadar uykusuz kalıyor, hali ile bu döngü içerisinde kolumu kaldıracak gücüm bile kalmıyordu. Tıpkı Nazım Hizmet'in dizelerindeki gibi  'uykusuz, aksi, nalet' bir haldeydim.

Bir yandan hızla büyüyen kızım hiçbir oyuncakla mutlu olmuyor, bir başkasında görüp ilgilendiği oyuncağa cevher bulmuşcasına sevinip gidip hemen bir tane ediniyorduk. Sonuç değişmiyor en fazla yarım saat ilgi gören oyuncak, oyuncaklar kasabasının emekli fertleri arasına katılıyordu.

Kızımdan en sık duyduğum sözcükler 'anne, kalm (kalk)'

Annede ıvır zıvıra yetişmeye çalışmaktan derman kalmamış, kızçenin isteği belli. Ne oyuncak, ne giysi sadece anne ilgisi...

Elbet bu duygusal kalabalık bir yerde patlayacaktı ancak duygularımda bu sıkışıklıktan nasibini almış onlar bile dışa vuracak enerjiyi bulamıyorlardı. Sonunda oldu kendimi önce için için sonra sesle ağlarken buldum.

Rahatladım.
Kendimle baş başa kaldım..
Kendimi dinlemeyi başardım...

Uzun zamandır kendime soramadığım ne istiyorsun sorusunun cevabını bu duygusal boşalma sonrası kısacık bir anda bulmuştum. Tüm fazlalıklardan arınmak, sadece bana/aileme haz veren ve mümkün olduğunca az eşya ile yaşamımıza devam etmek, zamanımızı enerjimizi bize anlık değil gerçek mutluluklar yaşatan şeylere odaklanarak harcamak istediğim her şeydi.

Düşünürken nefesimi tuttuğum zamanlar oluyordu. Bu cümlem mecazi değil gerçekten! Ve ben bunun farkına bile varmıyordum. Eşimin neden öyle nefes alıyorsun, neden nefesini tutuyorsun soruları ile kendime geliyordum pek çok kez. İstediğim tek şey vardı; bugüne kadar adeta zorlaştırmak için çaba sarfettiğim hayatımı, kendi kendimin yakasına yapışıp kestiğim nefesimi rahat bırakmak, 'sade bir yaşam' ile ''Nefes Almak''

Kızımın, benim, eşimin hepimizin isteği çok netti aslında, belli bir doyuma ulaşıp haz almamaya başladığında ve sahip olduğunu sandığın ancak aslında seni mutlu etmeyen şeyler ruhunu sıkmaya başladığında yüzleşiyorsun kendinle.

'Gecenin en karanlık anı şafak sökmeden az öncedir'
-Victor Hugo-

Kızımla ilgili sadeleşme sürecinde neler yaptığımız ayrı bir yazı konusu olacak elbet ama şunu söyleyebilirim ki ilişkimiz, iletişimimiz çok daha iyi. Çok daha keyifli zaman geçiriyoruz. Öncelikle geçiş sürecimi anlatmak istedim. Ve İlk yazımda bahsettiğim Daha Sade Bir Hayat kitabında altını çizdiğim bir kaç satır paylaşmak istiyorum.

Üreticisi ne vaat ederse etsin, hiçbir oyuncak çocuğunuzu daha yaratıcı, daha uyumlu veya daha zeki yapmaz. Çocuğumuzun yaratıcılığının ve mucizevi gelişiminin, tamamen onun doğasından kaynaklandığını kabul ettiğimizde, çocuğumuz çok daha özgür olur. 

Tek bir tane yarış arabası onu mutlu ediyorsa, üç tanesi bu mutluluğunu üç katına çıkarmaz.

Çocuğumuza içten bir bağ kuramayacağı kadar çok sayıda, gereksiz oyuncak sunarsak, ona ilişkilerin geçici olduğu mesajını vermiş oluruz.

Çocukların oyunları, bunları ''yaratmak'' yerine sadece ''izin verdiğimiz''de gelişir.

Modern hayat bakış açımızı sadece görsel bir çerçeveye indirir ve bu da bilgisayar veya televizyon ekranı kadardır. Doğa ise tüm duyguları güçlendirir. Doğada geçirilen zaman şifa vericidir, günlük hayatın streslerinden arınmamızı sağlar ve farkındalığımızı artırır. 

En çok işe yarayan şey, öncelikle bir çocuğun hayatını sadeleştirmek -aşırı yüklü odasını, öğünlerini ve zaman programını sadeleştirmek- ve evdeki ritmi ve düzeni artırmaktır.

Karmaşa azaldıkça bir iç huzuru yerleşir ve bu duygu artar.

Bir çocuk neyi sevdiğini ve ona neyin hitap ettiğini, ancak az şeyi olduğunda öğrenebilir. Beklentileri her zaman karşılanıyorsa veya karşılanacağını biliyorsa, iradesi zayıf olur.

Sadeleştirme sürecinde kesinlikle yapılabilir olarak gördüğünüz, kendi evinizde hemen şu anda mümkün olduğunu bildiğiniz bir adım var mı? İşte bu sizin başlangıç noktanızdır, sizi hayalini kurduğunuz daha büyük değişikliklere götürecek yolun başlangıcıdır. Bu işi net bir şekilde görebildiğiniz anda -neler yapmanız gerektiğini ve bu iş yapıldığında günlük hayatınızın neye benzeyeceğini net bir şekilde görebildiğiniz anda- işe koyulun. O resme doğru bir adın atın... Başlayın.

Benim naçizane tavsiyem, her gün mutlaka (mutlaka yazacakken mutlu yazmışım, evet mutlu 15 de diyebiliriz :) ) 15 dakikanızı 'başka bir işle meşgul olmadan' yalnızca kendinizi dinlemeye ayırmanız. Ben ancak kendimle baş başa kaldığım o anda isteklerime ad koyup yolumu çizebildim.

Sadelik ve sevgiyle ^.^

fotoğraf buradan

You Might Also Like

2 yorum


  1. Basit yaşamak bu dünyada ki en doğru şey kesinlikle... Parçalanmak bölünmek ve çok şeyle uğraşmak zorunda kendimizi bıraktıkça hiç birşey yolunda gitmiyordu...

    YanıtlaSil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatta değer verecek bize değer katacak pek çok şey varken öylesine gereksiz kalabalıklarda boğuluyoruz ki bunu yalnızca nefes alamamaya başladığımızda anlıyoruz. Dilerim sadelikle kaliteli yaşamak yolumuz olsun.

      Sil

GOODREADS

ETİKETLER

sade bir yaşam minimalist yaşam minimalizm minimalist giyim tarzı kapsül gardırop minimal ebeveynlik minimalist anne baba minimalist ebeveynler içses kapsül dolap sade giyim tarzı sade yaşamak sağlıklı beslenme sağlıklı yaşam sevgili sade günlük sürdürülebilir yaşam sürdürülebilir çevre 2017 daha sade bir hayat doğa dostu adımlar gardırop detoksu gardırop devrimi içsel yolculuk çevre dostu 21 gün kuralı 30 günde sade bir yaşam alışkanlıkları değiştirmek alışveriş listesi alışveriş çılgınlığı alışveriş çılgınlığı ile başa çıkma az ile yetinmek az çoktur ağaç dikmek bahar gardırobu basit yaşam bağımlılıktan kurtulmak bebekler için peynir bez torba bir hırka capsule wardrobe capsule wardrobe nedir cruelty free decluttering challenge derle topla rahatla değişim kitapları diş fırçası don miguel ruiz doğa doğa dostu doğada çözünür poşet doğal dört anlaşma eco friendly ek gıda el emeği hediye ertelememek ev düzenleme ev işlerine yardım evde etkinlik evde peynir yapımı eşya azaltma farkındalık fomo gönül gözü haftalık yemek planlayıcısı hayatı sadeleştirmek için hayvanlar üzerinde test yapmayan humble brush ilham verenler insan ilişkileri insan ne ile yaşar israf kendi kendine yetebilme becerisi kişisel gelişim kozmetik içerikleri kozmetik ürünler less is more marie kondo meditasyon minimal kitaplık minimalist challenge motivasyon mutluluk ne tüketiyorsunuz nefes nefes almak nomofobi nutella okunması gereken kitaplar oniomania orangutanlar oxo-biodegradable palm yağı plastik naylon poşet kullanımı raf ömrü sade bir anne sade bir günlük sade ebeveynlik sade hayat sade kütüphane sade mutfak sade yaşam alanı sadeleşmek sağlıklı tarifler sosyal medya bağımlılığı sosyal sorumluluk stresle başa çıkmak sıfır atık yaşam tatlı krizleri temiz kozmetik terapi test yapan markalar tolstoy toltek bilgelik kitabı weed out yout closet yavaşlamak yağmur ormanları yeni yıl dilekleri yılbaşı ağacı fikirleri zamanı tüketmek zararlı kimyasallar zero waste home zero waste lifestyle zero waste living zihinsel minimalizm. sorumlulukları azaltmak çocuklarla evde neler yapılabilir çocuğa sorumluluk vermek çocuğa yetinmeyi öğretmek örgü örmek şekersiz hayat

Subscribe